Home / Publications / Anti-Shiism / Anti- Şiilik

Anti- Şiilik

image_pdfimage_print

Anti- Şiilik- Terminolojisi ve Tarihi

Anti- Şiilik terimi Şii mezhebine bağlı olan Müslümanlara karşı varolan önyargı ve nefreti tanımlamak için kullanılır.

Bu terim ilk olarak 2011 yılında Shia Rights Watch tarafından ortaya çıkarılsa da, anti- Şiilik uzun bir tarihe dayanmaktadır.

Tarihte Şiiler

Şiilerin adaletsizliğe dayanan uzun bir tarihi vardır. Hz. Muhammed’in vefatından itibaren, halifelerin adaletsiz ve şiddete dayalı yönetimlerini eleştirdiklerinden dolayı Şiiler ayırımcılığa maruz kalmışlardır. Şiiler pasif direniş ve herkes için eşit hakları savunurken, halifeler, insanların temel ihtiyaçlarını bile gözardı ediyorlardı.

Bu tür ideolojik farklılıkların büyümesi Vahabi, Selefi ve Nasebi gibi radikal gruplarda anti- Şiiliğin oluşmasına neden oldu. Bir çok Şii tarih boyunca hayatını, özgürlüğünü ve itibarını kaybetti. Tüm Şii imamlar ve onları sevenler ya anti Şii gruplarca, ya da diktatör yöneticiler tarafından öldürüldü. Anti Şiilik Hz. Muhammed’in vefatından beridir Şiiler için bir tehtid arz etmektedir.

Şimdiki Durum

Son yıllarda, Suudi Arabistan’ın da finansal desteğiyle, anti- Şiilik tüm dünyada ivme kazanmıştır: Suudi Arabistan’daki Şii türbelerinin yıkılması, Bahreyn’de Şii evlerine yapılan saldırılar, Pakistan’da Şiilerin öldürülmesi, Suriye ve Irak’da Şii nüfusun fazla olduğu yerlerde yollara koyulan bombalar, Şam’da Şiilerin ve Nusayrilerin öldürülmeleri anti- Şiiliğin en son örnekleridir.

Şii cinayetleri anti- Şiiligin tek göstergesi değildir. Anti- Şiilik aşağıda verilen katagorilerde de kendini göstermektedir:

  • İnanç (Şiiler kafir olarak görülmektedir)
  • Ekonomik (Şiiler özellikle Suudi Arabistan ve Bahreyn’de yüksek rütbeli devlet işlerine sahip olamamaktadırlar)
  • Sosyal (Şiiler Malezya’da toplumun normlari içinde sayılmamaktadırlar)
  • Irkçı (Şiiler aşağı bir ırk olarak görülmektedir)

 

Anti- Şiilik: Büyüyen Bir Fenomen

Anti-Şiilik toplumda, özellikle medya ve insan hakları kuruluşlarında daha fazla yer almaya başlamıştır.

  • Anti- Şiilik ve Medya

Anti- Şiiliğin en büyük örneği medyada görülmektedir. Arap baharının ortaya çıkmasından itibaren Şiiler radikal gruplar tarafından tehtid edilmeye başlamışlardır, binlercesi yaralanmış ya da öldürülmüştür. Bir çok Şii kadın ve çocuk tutuklanmış, işkenceye maruz kalmıştır. Şiilere ait birçok tarihi yapı yakılıp yıkılmıştır. Buna rağmen, medya bu konuda sessiz kalmaktadır.

  • Anti- Şiilik ve Insan Hakları Organizasyonları

2011 ayaklanmalarından itibaren anti- Şiilik ivme kazanmıştır. SRW bir çok insan hakları organizasyonuyla bu konuda harekete geçmeleri ve Şiilere karşı olan zulmü bitirmeleri için irtibata geçmesine rağmen ciddi bir sonuç alamamıştır. Buna bağlı olarak, Suudi Arabistan, Bahreyn, Suriye ve Pakistan gibi ülkelerde Şii ölümlerinin sayısı her geçen gün artmıştır. Suriye ve Bahreyn’de yaralı insanların sağlık tesislerine ulaşımları bulunmamaktadır. Suudi Arabistan’da Şiiler temel haklarından bile mahsun bırakılmaktadırlar. İkinci sınıf vatandaş sayılmanın yanı sıra birçok özgürlükten yoksundurlar. Malezya’da Şiiler inançlarını toplum içinde uygulama ve öğretme hakkına sahip değildirler. Buna rağmen, insan hakları organizasyonları bu konuda sessiz olmayı ve işin içine girmemeyi seçmişlerdir.

SRW ve Anti- Şiilik

SRW anti- Şiilik teriminin Şiilere karşı yapılan zulümleri açıklamak amacıyla kullanılmasını istemektedir. Bu zulümler tüm dünyada görülmektedir ve Şiilerin varlığını ve inançlarını tehtid etmektedir. Şiilere karşı yapılanlara karşı en kısa zamanda bir farkındalık oluşturulmalı ve bu zulüm durdurulmalıdır.